İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Öğrencilerle röportaj serisi #1: Muhammed Taha Türk

Herkese merhabalar, bugün öğrenci kardeşlerimiz ile röportaj yaptığımız röportaj serimizle karşınızdayız. İleri ki dönmlerde daha farklı içeriklerle sizlerle olacağız. Lafı daha fazla uzatmadan konuya girelim.

İstinye Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Lisans öğrencisi Muhammed Taha Türk’e sorduk ve fikirlerini aldık. Röportajı aşağı taraftan okuyabilirsiniz.

1 – Merhaba Muhammed Bey, öncelikle teşekkür ederiz. Fikirlerini almadan önce öncelikle nasılsınız, iyi misiniz?

İyiyim, teşekkür ederim. Pandemiyle, eğitimimizle vs. uğraşmaya devam ediyoruz. Bazen yoruluyorum, sıkılıyorum ama, her zaman iyi olmaya çalışıyorum. 

2 – Yeni Medya ve İletişim Lisans programına başladığınızda ilk neler hissettiniz? Hayallerinizdeki bölüm müydü, istediğiniz okula yerleştiniz mi?

Yeni Medya bölümü benim hedeflediğim bir şeydi. Ama bu hedefimi, 12. sınıfın başlarında belirledim. Bu bölüm üniversitelerde daha yeni yeni açılmaya başlayan bir bölüm, ve seçmemdeki birincil etken içeriğinde Haber Yazma gibi çeşitli derslerin olması, 2017’den beri kendi sitemde bir şeyler yazdığım için bu bile tek başına etken olmuştu. Seçtiğim okulda istediğim üniversitelerdendi, zaten 4 tercih yapmıştım ve bu tercihleri de hep isteğime göre oluşturdum.

Başka bir üniversite kazansaydım olur muydu, evet çok iyi olurdu, ancak okulumdan, bana sunulan imkanlardan memnun olduğumu söyleyebilirim. Tercih sonuç ekranına baktığımda gerçekten büyük bir mutluluk hissettim, çünkü istediğim yere yerleşmiştim.  

3 – Neden Yeni Medya ve İletişim bölümü?

Medya benim sadece yazı kısmıyla değil, özellikle videolu içerikler, kurgu, yazılı dergiler gibi pek çok alanıyla zaten uzun süredir ilgilendiğim bir alan. Platformumuz Voice Tekno’nun YouTube kanalında çektiğim videolarda, elimden geldiğince kurgu yapmaya, insanların dikkatini çekmeye çalışıyorum, fakat görme engelim sebebiyle bu bir noktaya kadar oluyor. Bu bölümü seçmemin başlıca nedeni, kendi çapımda dahi olsa, uzun süredir bu alanın içinde yer almak. Tabii ki etkilendiğim başka şeyler de oldu; mesela diğer teknoloji platformlarının ürettikleri içerikler.

4 – Hazırlık sınıfını direkt geçtiniz mi, okuyor musunuz; faydalı olacağını düşünüyor musunuz?

Keşke direkt geçebilseydim, ama maalesef ortaokuldan alamadığım temel, lisede yaşadığım başka sorunlar ve belki biraz da tembellik buna engel oldu. Bu sene hazırlık sınıfı okudum, şimdi ise okulumuz tarafından uygulanan yeterlilik sınavını çalışıyorum. Onu da başarıyla geçersem, benim için mükemmel olacak. Hazırlığı tavsiye etmeye gelince, aslında bu kişiden kişiye değişir. Hazırlıkta, birçok farklı bölümden insanlarla tanışabiliyorsunuz, bu bence büyük bir avantaj. Bizim derslerimize giren öğretmenlerimiz de alanlarında oldukça başarılıydı ve derslerden verimli bir şekilde faydalandık. Yine dil öğrenimi konusunda, gramer derslerinde yaptığımız alıştırmaların bana çok büyük katkıları oldu. Üstüne kendi çalışmalarını koyduğunda, verilen ödevleri de zamanında, eksiksiz ve kendi emeğinle yaptığında kısa sürede o emeğin karşılığını görmeme şansın yok.

Diliniz iyiyse, yeterlilik testini de geçtiyseniz okumanıza çok gerek olmayabilir, ama ben, mümkünse hazırlık eğitiminin alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dersleriniz dışında size çok şey katıyor, hele ki öğretmenleriniz samimi ise dersler çok da zevkli geçiyor. 

5 – Üniversiteye hazırlanırken neler yaptığından biraz bahseder misiniz?

Ben YKS’yi 11. Sınıfta çalışmaya başladım, yani tam olarak çalışma diyemesem de bir başlangıç var. Ben lise üçteyken, sınava girecek arkadaşlarım ile sürekli bir araya gelirdim. Hatta onlar deneme çözerken ben de katılır, elimden geldiğince soruları cevaplardım. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne ait, görme engelliler için bir Sesli Kütüphanemiz var, orada bizim için hafta sonunu ayırıp gelen gönüllüler sayesinde denemelerimizi çözer, yapamadığımız soruları sorar, konu anlatımı alırdık. Matematik dersinde yaşadığım tatsız durumlardan ötürü ben, ikinci dönem çalışmayı bıraktım, ta ki Ağustos’a kadar. Ailecek gittiğimiz tatilden sonra kendime ne yaptığımı sordum ve yeniden çalışmaya başladım, çünkü o sene şunu anladım, bizim başarılarımızın çok büyük bir önemi var. Yanlış anlaşılmasın, biz yaptığımız için değil, bizimle birlikte vaktini, dilini harcayan; bilgisini bizimle paylaşan bir sürü fedakar insan edindiğimiz için.

Ve her şeye rağmen pes etmediğimiz için. Engellilere yönelik eğitimler sunan platformlardan dersler aldım, ancak çoğu zaman konu anlatımını kendim, YouTube videoları üzerinden yaptım. Oldukça da faydalı oldu. Yine o yaz, arkadaşlarla elimizdeki soru kaynaklarını paylaşmak için bir WhatsApp grubu kurduk, çevremize okuttuğumuz veya farklı yerlerden edindiğimiz kaynakları birbirimizle paylaştık. Bunun yanında Adana’dan bir Münevver öğretmenimiz vardı, bizim istediğimiz kaynakları

6 -Üniversiteye başlamadan önce bu alanda amatör/profesyonel olarak çalışmalarınız oldu mu? Olduysa nasıl bir tecrübe edindiniz?

Evet, oldu. Voice Tekno, benim seçtiğim alanla ilgili yaptığım amatör diyebileceğimiz bir proje. Aslında bu da, benim WordPress merakım ile başladı. 2017 yılında, ücretsiz bir hosting platformunda hesap açmıştım. Platformun sunduğu panel, Scrpitleri doğrudan kurmaya izin veriyordu, ben de otomatik kurulum ile siteye WordPress kurdum. İlk tıkladığımda site açılmadı, ben de seninle şimdi uğraşamam değip bıraktım. Hani bazen olur ya, durup dururken aklınıza gelir, ben böyle bir şey yapmıştım acaba ne oldu? Diye, işte bir gün benim aklıma da bu site geldi ve girip baktım, site çalışıyor. Ancak ben de pek bir şey bilmiyorum. Her neyse, WordPress admin paneline nasıl girilir? Sorusu ile başlayan araştırmalarım tanıdığım onlarca insan, aldığım yüzlerce bilgi ve kendimi daha iyi keşfetmemi sağlayan bir çalışma şeklinde uzayarak devam etti ve halen de devam ediyor. Tabii ki sadece bu değil, daha önceleri zaten çok iyi olmayan bir YouTube kanalım vardı, bundan sonra o tarafı da geliştirmeye başladım. Tabii orası, siteye göre biraz sönük kaldı ancak, çalışmaları sınavımdan sonra artırmayı planlıyorum. Hedefim de amatör olarak başlayan Voice Tekno projesini profesyonel hale getirmek, ardından farklı projeler ile bunu zenginleştirmek. Hatta yeni projemiz için bir alan adı aldık bile.  

7 – Sizin gibi gelecekte üniversite hayali kuran gençlere meslek seçimi konusunda bir öneriniz var mı?

Maalesef ülkemizdeki sınav sistemi, öğrencileri biraz robotlaştırıyor. Benim meslek seçme aşamasında olan arkadaşlarıma en güzel önerim, kesinlikle ilgi duydukları, alanında çalışma yapmak istedikleri bir alana yönelmeleri olacaktır. Çünkü sizin istemediğiniz bir bölümü okuyup, istemediğiniz bir mesleği yapmanız maalesef sadece sizin hayatınızı değil, diğer insanların kini de etkiliyor. Örnek veriyorum, hayaliniz doktor olmak değil ancak ailenizin ısrarıyla tıp okumaya karar verdiniz. 6 yıl sonra asistan doktor olarak bir hastanede çalışmaya başladınız, ama yaptığınız işi gerçekten yapmak istemiyorsunuz. Size gelen hastaya da ister istemez, bu durumunuz yansıyor ve bu da, çifte gerilime neden oluyor. Bir mesleği aileniz istedi diye, para kazandırıyor diye seçmeyin, çünkü bu sizi inovatif fikirler geliştirmekten ve gelecekte başarılı olmaktan uzaklaştırır. Kendinizi keşfedebileceğiniz alanlar varsa, bu sizin için büyük bir fırsat ancak teknolojiye, birçok kaynağa erişemeyen, dolayısıyla da kendisini keşfedemeyen dezavantajlı arkadaşlarımız da var, umarım onlar için gelecekte daha iyi koşullar sağlanabilir, devlet bu konuda daha fazla ihtiyacın giderilmesini sağlar.

Bir de, para için öğretmenlik alanlarını, bilhassa Özel Eğitim Öğretmenliği’ni seçenler var, buna şiddetle karşı çıktığımı belirteyim. Çünkü öğretmenlik, her dalıyla özel bir meslek ve parası için bu işi yapanlar, hem kendilerine, hem de çocuklara, gençlere zarar veriyorlar. Kendi alanım için de vereceğim tavsiyeler var elbette, Yeni Medya, çok geniş bir alan, birçok farklı çalışma bölümü var. Eğer bu bölümü seçmek istiyorsanız yazım, görsel olarak kurgu, işitsel olarak hitabet ve iyi iletişim, ayrıca tüm bunların yanında merak, heves ve bu alana ilgi duymak gerekiyor. Artık her meslek sizden kendinizi göstermenizi istiyor, sıradan bir editör olmak, sıradan bir doktor olmak, maalesef günümüzde yeterli değil. YKS çalışanlar için de en büyük tavsiyem, uyabilecekleri bir program hazırlayarak, çalışma dozlarını aşamalı olarak artırmaları yönünde olur. Yine küçük başarılarda kendinizi ödüllendirmeniz, programınıza uymadığınızda kendinize küçük bir ceza vermeniz sizi çalışmaya teşvik edecektir. 

8 – Asıl biz teşekkür ederiz

Beni röportaja kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Elbette söyleyecek çok daha fazla şey var, ancak buraya sığmaz. Umarım bu kısa soru cevap, arkadaşlarımıza az da olsa yardımcı olur. 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir